Gelişmeler

6/recent/ticker-posts

Beyniniz Normal Stresi Neden Tehlike Olarak Algılıyor?

Beyniniz Korkuya Neden Aşırı Tepki Veriyor ve Bunu Nasıl Düzeltebilirsiniz?
Korkuya kademeli olarak maruz kalmak beyninizi yeniden yapılandırabilir ve kaygıyı azaltabilir. 

Savaş ya da kaç tepkisini doğru şekilde ayarlamak, sezgisel olmayan bir çözüm gerektirir. Sinirbilim, bizi rahatsız eden şeylere kendimizi maruz bırakmamız gerektiğini öne sürüyor.


Hepimiz bunu yaşadık: iş görüşmesinden önce gelen o ani panik, topluluk önünde konuşurken midede oluşan o düğüm, zor bir konuşma sırasında hissedilen o korku. Kalbiniz hızla çarpar, nefesiniz kesilir ve avuçlarınız terler. Vücudunuz, ortada fiziksel bir tehlike olmasa bile, sanki yakın bir tehlike varmış gibi tepki verir.
 ----------------------Konu reklamın altında devam ediyor---------------------


Bu kaygı artışı, beyninizin savaş ya da kaç tepkisinden kaynaklanır. Bizi tehditlerden korumak için tasarlanmıştır, ancak modern yaşam, trafikte sıkıştığımızda veya iş arkadaşımızın bize kızgın olduğunu düşündüğümüzde her seferinde bu tepkiyi tetikler. Tekrar tekrar aktive edildiğinde, yüksek tansiyona, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kaygı bozukluklarına ve tükenmişliğe yol açabilir.

Savaş ya da kaç tepkisini doğru şekilde ayarlamak, sezgisel olmayan bir çözüm gerektirir. Sinirbilim, bizi rahatsız eden şeylere kendimizi maruz bırakmamız gerektiğini öne sürüyor.

Modern Stresin Korkuyu Kontrol Etmeyi Neden Daha Zor Hale Getirdiği..

Eğer genel ruh sağlığımız bir gösterge ise, insanlar zorluk çekiyor. Censuswide tarafından Moodle üzerinden yapılan araştırmaya göre, yaklaşık 284 milyon insan, yani dünya nüfusunun yaklaşık %3,5'i, anksiyete bozukluğu yaşıyor; Amerikalı çalışanların %66'sı ise tükenmişlik sendromu yaşadığını bildiriyor.
 ----------------------Konu reklamın altında devam ediyor---------------------


Bunlar ayrı ayrı sorunlar değil; bunlar, psikolojik rahatsızlık ile fiziksel tehlikeyi ayırt edemeyen, sürekli tehdit modunda takılı kalmış beyinlerin belirtileridir.

CoronavirusGünlüğü

Kronik gerginliğin beynin korku devreleriyle doğrudan bağlantılı olduğu belirtildi.
Kişi tekrar tekrar belirsizlik veya endişeye maruz kaldığında amigdalanın düzenlenmesi zorlaşır. Zamanla, sinir sistemi bu uyaranları gerçek bir tehlike olarak algılamaya başlar ve bu da vücudun sakin bir duruma dönmesini zorlaştırır.

Beyniniz Neden Aşırı Tepki Veriyor?..

Korku tepkimizin merkezinde, beynin derinliklerinde yer alan, badem büyüklüğünde bir yapı olan amigdala bulunur. Amigdala, tehditleri algılamaktan ve hızlı duygusal tepkileri tetiklemekten sorumludur. Ancak, sakinleşmesi için eğitilebilir.


Badem büyüklüğünde bir şey nasıl bu kadar sorun çıkarabilir? Çünkü görevi insan deneyiminin kalbinde yer alıyor. Amigdala, beynin duygusal işlemeyle ilişkili bölgesidir ve tıpkı alarm vermeye hazır bir duman dedektörü gibi sürekli olarak tehditleri tarar.
 ----------------------Konu reklamın altında devam ediyor---------------------


Normal şartlar altında, mantıksal prefrontal korteks, yürütücü işlevleri ve rasyonel karar vermeyi yönetir. Ancak amigdala tehlike algıladığında, sistemi tamamen ele geçirir. Bu tahriş otonom sinir sisteminde ortaya çıkıyor. Bu değişiklikler otomatik ve anında gerçekleşiyor.

Bu koruyucu sistem aşırı duyarlı hale geldiğinde, beyni aslında olmayan tehditleri algılamaya yönlendirebilir. Amigdala, gerçek zamanlı tehlike ile hayali senaryolar arasında ayrım yapmaz. Yüksek bir balkonun kenarında durmak gibi anılar, duyusal ipuçları veya varsayımsal korkular tarafından aktive edilebilir, hatta hiç düşmemiş olsanız bile.

Amigdalanın nasıl çalıştığını anladığınızda, kendi tepkilerinizden korkmayı bırakabilirsiniz. Ve tepkinin kendisinden korkmadığınızda, onu nasıl yavaşlatacağınızı öğrenebilirsiniz.

Korku Tepkinizi Yeniden Eğitmek İçin Adımlar..

Beyin, nöroplastisite olarak bilinen bir özellik sayesinde yaşam boyunca değişime uğrayabilir. 
 ----------------------Konu reklamın altında devam ediyor---------------------


Bir çalışma,  korku devrelerini yeniden eğitmenin etkili bir yolunun, kaygı uyandıran durumlara kademeli ve kontrollü bir şekilde maruz kalmak olduğunu göstermektedir. Ancak, sabır çok önemlidir, çünkü bu tekrar gerektiren ve ustalaşması aylar sürebilen bir süreçtir.

Beyni yeniden yapılandırmak en iyi şekilde küçük, yönetilebilir adımlarla ele alınmalıdır.

Amigdalanın doğrudan deneyimden, prefrontal korteksin ise yorumlamadan öğrenildiği vurgulandı.

Bir kişi, kendini güvende hissederken kaygı duyduğu bir şeyle yavaş yavaş etkileşime girdiğinde, amigdala durumun tehlikeli olmadığını anlamaya başlar ve prefrontal korteks bu korku tepkisini azaltmada daha verimli hale gelir. Bunu bazen 'korku düzenleme kası' geliştirmek olarak tanımlıyoruz.

Tanıtımı Etkili Kılan 3 Unsur..

Esasen, tekrarlanan ve tolere edilebilir maruz kalmalar, beynin yeni bağlantılar kurmasına ve tehditten güvenliğe doğru bir geçiş yapmasına yardımcı olur. Zamanla, prefrontal korteks amigdalayı sakinleştirmede daha hızlı ve otomatik hale gelir.
 ----------------------Konu reklamın altında devam ediyor---------------------


Korku tepkilerinin en etkili şekilde değişmesinin şu birkaç koşulun bir arada bulunması durumunda gerçekleştiği vurgulandı:

- Öngörülebilirlik, böylece ne bekleyeceğinizi bilirsiniz.

- Kontrol duygusu, yani zorlanmak yerine katılmayı seçmek.,

- Tekrarlanan uygulama, beynin deneyim yoluyla öğrenmesini sağlar.

İnsanlar, ilk korku dalgasının sonsuza dek sürmediğini öğrendikten sonra şaşırtıcı derecede hızlı bir şekilde özgüven kazanıyorlar. Sadece bu farkındalık bile, beyinlerinin gelecekteki tepkilerini önemli ölçüde değiştirebilir.

Örneğin, sahne korkusu çeken bir aktör, prömiyer gecesinden sonra genellikle daha az gergin olur. Her sonraki performansta beyin şunu öğrenir: "Hayatta kaldım. Kötü bir şey olmadı. Bunu yapabilirim."

Uzmanlar, insanların korkularıyla yüzleşmeye çalışırken yaptıkları yaygın hatalara karşı uyardılar; bunlar arasında çok hızlı ve büyük adımlar atmaya çalışmak, rahatsızlıktan kaçınmak ve destek veya yapı olmadan korkuyla yüzleşmek yer alıyor. Şiddetli kaygı veya travma geçmişi olan kişiler için bu adımların bir ruh sağlığı uzmanının desteğiyle atılmasının en iyisi olduğunu belirtildi.
 ----------------------Konu reklamın altında devam ediyor---------------------


Dayanıklılığın, korkunun yokluğu anlamına gelmediği de vurgulandı. Korku, güvende kalmamızın uyarlanabilir bir parçasıdır. Dayanıklılık, korku sistemini orantılı bir şekilde tepki verecek şekilde yeniden ayarlamaktan gelir. Korkulan durumlara doğru atılan küçük, tutarlı adımlar, insanların kendilerini tekrar yetenekli hissetmelerine yardımcı olur ve bu duygu genellikle hayatları gerçekten değiştiren şeydir.


Stres Tepkinizi Sıfırlayan Alışkanlıklar..

Kronik stresi azaltmak için, sinir sistemine güvenlik sinyali veren basit ve tutarlı alışkanlıklar edinmesi önerildi; bunlar arasında şunlar yer alıyor:

- Yavaş, düzenli nefes alma

- Kısa topraklama molaları

- Bilinçli hareket

- Haber ve sosyal medya tüketimine getirilen sınırlamalar

- Gerçek hayatta başkalarıyla yeniden bağlantı kurmak
 ----------------------Konu reklamın altında devam ediyor---------------------


İnsan bağlantısı sadece rahatlatıcı değil; biyolojik olarak dengeleyici bir etkiye sahip, beynin kronik tehditten uzaklaşarak dengeye geri dönmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, kısa bir yürüyüş, bir arkadaşla telefon görüşmesi veya birkaç dakika kontrollü nefes alma gibi küçük adımların bile gereksiz savaş ya da kaç tepkilerini devre dışı bırakmaya yardımcı olduğu da belirtildi.

Korkuya Bakış Açımızı Yeniden Şekillendirmek..

Çoğu insan kaygı uyandıran şeylerden kaçınmak istese de, korku düşmanımız değildir. Bizi korkutan şeyi yapmak, gelişme için bir fırsat olabilir.

Bu sezgisel olarak ters gelebilir, ancak uzun yıllar boyunca ve birçok farklı popülasyonla yapılan araştırmalar, korkulara kademeli olarak maruz kalmanın onları aşmamıza yardımcı olduğunu açıkça göstermiştir.
 ----------------------Konu reklamın altında devam ediyor---------------------


Klinik olarak maruz kalma terapisi ve tepki önleme olarak bilinen bu yaklaşım, kaygı bozuklukları ve korkular için en çok kanıta dayalı tedavilerden biridir. Topluluk önünde konuşma gibi kaygı verici durumların yanı sıra yılan, örümcek ve uçak gibi belirli fobiler için de etkilidir.

Özet
Korku kötü adam değil. Modern yaşamda bazen ters tepse de, bizi korumak için evrimleşmiş bir sinyaldir. Ancak, vücudu ele geçirmek zorunda değildir.
Uzmanlar, farkındalık ve düzenli pratikle gereksiz korkunun, refahımıza yönelik bir tehdit olmaktan ziyade, dayanıklılığın bir kaynağına dönüştürülebileceğini söylüyor.


Bu Sitede yayımlanan yazı ve görsellerin fikri sorumluluğu eser sahiplerine aittir
 Bu içerik Coronavirus Günlüğü tarafından derlenmiştir.