Diş Eti Hastalığı, Büyük Bir Çalışmada İnme Riskinin Neredeyse İki Katına Çıkmasıyla BağlantılıUzmanlar düzenli diş bakımının beyninizi ve kalbinizi koruyabileceğini söylüyor.
Düzenli Diş Bakımı Beyninizi ve Kalbinizi Koruyabilir
En son ne zaman diş ipi kullandınız? Diş sağlığı alışkanlıklarınız gülümsemenizden daha fazlasını etkileyebilir; beyninizin sağlığını da etkileyebilir.
Yeni bir araştırma, ağız sağlığının felç riskini neredeyse iki katına çıkarabileceğini ve yıllar sonra hafıza sorunları ve düşünme yavaşlığı olarak ortaya çıkan beyin hasarına katkıda bulunabileceğini öne sürüyor.
---------Konu reklamın altında devam ediyor--------
Amerikan Nöroloji Akademisi'nin dergisi Neurology Open Access'te yayınlanan iki yeni çalışma, diş eti hastalığı ve çürükleri ile felç ve beyin lezyonu riskinin önemli ölçüde daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Her iki çalışma da aynı verilere dayanıyor.
Her iki çalışmanın da yazarı olan nörolog Dr. Souvik SEN, "Hem çürük hem de diş eti hastalığı olan kişilerde, sadece diş eti hastalığı olan kişilere göre felç riskinin iki kat daha fazla olduğunu bulduk. Bu bulgular, felçten korunmanın önemli bir kısmının düzenli diş bakımına ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor; diş fırçalama, diş ipi kullanma ve düzenli olarak dişçiye veya diş hekimine gitme.” dedi.
Diş Eti Hastalığının Uzun Etkileri..
Diş eti hastalığı, yetişkinlerin yaklaşık yarısını hayatının bir döneminde etkileyen en yaygın kronik sağlık sorunlarından biridir. Bakterilerin neden olduğu iltihaplanma sonucu diş eti çizgilerinin kızarması olan diş eti iltihabı olarak başlar ve diş etlerinin küçülmeye ve dişlerin gevşemeye başlamasıyla oluşan enfeksiyon (periodontite) ilerleyebilir.
Coronavirus Günlüğü
İlk çalışmada SEN ve ekibi, diş eti hastalığı ve çürükleri olan kişilerin, sağlıklı ağızlara sahip olanlara kıyasla kan pıhtılaşması sonucu felç geçirme riskinin %86, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi kalp hastalıkları geçirme riskinin ise %36 daha yüksek olduğunu buldu. Çürük olmadığında ise, yalnızca diş eti hastalığının felç riskini %44 artırdığı görüldü.
İnmelerin çoğu, beyne kan akışını engelleyen kan pıhtılarından kaynaklanır. Bu durumda, beynin bir kısmı oksijen ve besin maddelerinden mahrum kalır ve bu da hasara yol açar.
Araştırmacılar, 1990'ların sonlarından itibaren yirmi yıldan fazla bir süre boyunca ortalama yaşları 63 olan yaklaşık 6.000 yetişkini takip etti. Ağız sağlığı kötüleştikçe katılımcılar arasında felç oranları keskin bir şekilde arttı: Sağlıklı diş etlerine sahip kişilerin %4'ünden biraz fazlası felç geçirirken, diş eti hastalığı olanlarda bu oran yaklaşık %7, hem diş eti hastalığı hem de çürükleri olan katılımcılarda ise %10'du.
---------Konu reklamın altında devam ediyor--------
Dr. SEN "Bu çalışmadan elde edilen bir diğer ilginç bulgu da, eğer bir kişi önleyici bakım için düzenli olarak diş hekimine giderse, diş eti hastalığı ve çürük oluşma riskinin yüzde 81 daha düşük olmasıdır." dedi.
Beyinden Gelen İpuçları..
Dr. Souvik SEN, doğrudan beyne bakan diğer çalışmasına işaret ederek, "Ağız sağlığı ile beyindeki küçük damar hastalıkları arasında güçlü bir bağ var. Beynin geniş bir kan tedarik ağı vardır. Ana atardamarlar, beyin yollarını besleyen daha küçük damarlara ayrılır ve bunlar hasar görürse, felç veya bunama belirtileri ortaya çıkmadan çok önce hafif değişiklikler meydana gelebilir."
İkinci çalışmada, 1.143 yaşlı yetişkin yaklaşık 15 yıl arayla diş muayenesi ve beyin MRI taramasından geçirildi. Orta yaşta diş eti hastalığı olan kişilerin, hipertansiyon, diyabet ve sigara kullanımı gibi risk faktörleri göz önünde bulundurulduktan sonra bile, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde yüksek seviyelerde beyaz cevher hiperintensiteleri (mikroskopik beyin hasarını gösteren küçük parlak noktalar) gösterme olasılığı %56 daha fazlaydı.
Dr. SEN, "Beynin beyaz maddesinde görülen bu küçük hasar alanları hafıza kaybı, denge sorunları ve daha yavaş düşünmeyle ilişkilidir" dedi.
---------Konu reklamın altında devam ediyor--------
Ağız İltihabı Beyne Nasıl Ulaşır?..
Her iki çalışmadaki araştırmacılar da ağız-beyin bağlantısındaki temel halkanın iltihaplanma olduğunu belirtiyorlar. Dr. SEN, Ağızdan kaynaklanan iltihaplanmanın, doğrudan bu küçük kan damarlarını etkilediği ve beyaz cevher yollarında küçük hasarlara neden olduğunu da vurguladı.
Hastalıklı diş etlerinden gelen bakteriler kan dolaşımına girdiğinde, bağışıklık sistemi, kan damarlarının hassas iç yüzeyine zarar verebilecek iltihaplı moleküller salgılayarak tepki verir. Bu durum, zamanla atardamarlarda plak oluşumunu (ateroskleroz olarak bilinen bir süreç) teşvik edebilir ve kanı pıhtılaşmaya daha yatkın hale getirebilir; her ikisi de felce yol açan başlıca etkenlerdir.
Beyindeki iltihaplanma, küçük damarlara zarar verebilir ve oksijen akışını azaltarak yıllar sonra MRI taramalarında görülebilen küçük lezyonlara neden olabilir. Felç hastalarının arter plaklarında ve kan pıhtılarında da bazı ağız bakterileri bulunmuştur ; bu da ağızda başlayan bakterilerin doğrudan beyne ulaşabileceğinin kanıtıdır.
Ağız, son derece savunmasızdır...
Diş Hekimleri, her diş fırçaladığınızda veya diş ipi kullandığınızda, özellikle de iltihaplı bir dişiniz varsa, bakterilerin kan dolaşımına girebileceği küçük açıklıklar yaratırsınız diyor .
Bu durum özellikle diş eti hastalığı olan kişilerde endişe verici hale geliyor çünkü bu kişilerin ağızlarında daha fazla zararlı bakteri bulunuyor.
Bu, insanların diş ipi kullanmayı bırakmaları gerektiği anlamına gelmiyor; çünkü bu, bu mikropların daha da çoğalmasına yol açacaktır.
Diş etleri ince kan damarları açısından zengin olduğundan ve mikropların vücuda yayılmasını kolaylaştırdığından, uzmanlar otopsi sırasında baştan ayağa her yerde ağız bakterileri buldular. Söz konusu bulgular, diş eti hastalığının veya çürüklerinin doğrudan felç veya beyin hasarına neden olduğunu kanıtlamıyor. Ancak uzmanlar, kanıtların ağız ve damar sağlığı arasında önemli bir ilişkiye işaret ettiğini söylüyor.
---------Konu reklamın altında devam ediyor--------
Ortaya çıkan sonuçlar iyi ağız hijyeninin sağlanmasının felçleri önlemeye ve beynin küçük kan damarlarındaki hasarı azaltmaya yardımcı olabileceğini güçlü bir şekilde gösteriyor.
Ne Yapabilirsiniz?..
Riskinizi azaltmanın en iyi yolları basittir.
- Diş eti kanaması normal değildir; genellikle diş eti iltihabının ilk belirtisidir ve daha iyi fırçalama ve diş ipi kullanımıyla geri döndürülebilir.
---------Konu reklamın altında devam ediyor--------
- Plak çok uzun süre kalırsa, diş taşına [veya tartara] dönüşür ve bu da daha derin iltihaplanma ve doku hasarının başladığı zamandır.
- Sertleşen bu birikim, diş eti çizgisinin altında bakterileri hapseder.
- Plak sertleştikten sonra, onu yalnızca diş hekimi temizleyebilir. Tedavi edilmezse, iltihaplanma dişlerin etrafında agresif bakterilerin çoğaldığı derin cepler oluşturur.
- Bu cepler ölçüldüğünde, 1 ila 3 milimetre sağlıklı kabul edilir.
- Daha derin bir mesafe, diş fırçasının ulaşamadığı ve bakterilerin tutunma şansı olduğu anlamına gelir.
- Günde iki (2) kez dişlerinizi fırçalamak, yemeklerden hemen sonra dikkatlice diş ipi kullanmak ve altı (6) ayda bir düzenli kontroller yapmak, gülümsemenizi parlak ve beyninizdeki kan damarlarını temiz tutmak için basit ama etkili araçlardır.
Bu Sitede yayımlanan yazı ve görsellerin fikri sorumluluğu eser sahiplerine aittir
Bu içerik Coronavirus Günlüğü tarafından derlenmiştir.


